Önemli Not

Lütfen sitemizi okumaya ve incelemeye başlamadan önce blogun Amacı ve İçeriği ile ilgili hazırladığımız yazımızı okuduğunuzdan emin olunuz.

16 Mayıs 2014 Cuma

Hata 2

 Yine araştırmadan ve akademisyenlikten tamamen uzak bir başka Kuran okuması/meallendirmesi hatası ile daha karşı karşıyayız. İlk olarak kitabın ilgili bölümünü aynen aktaralım, sayfa 21:



"... Sümer kralları, Tanrıların yeryüzündeki vekili sayılıyordu. Bu inanç Hristiyanlıkta papaya, Müslümanlıkta halifeye geçerek sürmüştür.
Bakara Suresi: Rabbin meleklere 'ben yeryüzünde bir halife yaratacağım' dedi..."

Muazzez Hanım anlaşılan alıntı yaptığı Bakara Suresinin ilgili ayetinde geçen "halife" ile, İslam devletlerinde yer alan "halifelik kurumu"nu tamamen birbirine karıştırmış durumda. Sanırım Kuran'da basit bir halife kelimesi taraması yapmış ve karşısına ilk çıkan ayeti de, açıklamalarını ve tefsirini okumadan hemen kitabına almış.

Halbuki biraz Kuran çalışması yapmış, tefsirleri karıştırmış birisi olsa, yani ciddi bir çalışma sergilemiş olsa idi, Bakara suresinin 30. ayettinde geçen "halife" kavramının, ne İslam devletlerinde var olan "halifelik kurumu" ile; ne de burada belirtilen vekilliğin, kitabında ilgili satırların kapsamında belirttiği "sadece tek bir hükümdarın, yöneticinin Tanrı'nın yeryüzündeki vekili olması" ile yakından uzaktan alakası olmadığını görecekti.

Çünkü burada Adem (as)'ın şahsında, onun soyundan gelecek tüm bir insalığa sorumluluk yüklendiğini aşağıda bir kısmını paylaştığım Diyanet'in ve aslında tüm tefsir ve meal'lerin manasında bulmak mümkündür:

"...Bir ümmeti yeryüzünde halife kılmak, onlara “hilâfet yetkisi vermek” mânasındaki “istihlâf” vaadinin iman ve amel-i sâlih (Allah rızâsına uygun hareket, amel, davranış) şartına bağlanmış bulunması da bu yorumu desteklemektedir (Nûr 24/55). Ancak insanoğlunun bu mânadaki halifeliği, kendi mahiyeti ve sıfatlarına uygun olarak kısıtlı ve sınırlıdır. İnsan dahil hiçbir varlığın Allah Teâlâ’yı temsil etmesi, O’nun yerini alarak tasarrufta bulunması mümkün değildir. Âdem’in ve neslinin halifeliği, Allah’ın mülkü bulunan yeryüzünde O’nun iradesine uygun yaşamak ve tâlimatı doğrultusunda tasarrufta bulunmaktan ibarettir. İnsanların Allah’a kul olsunlar diye yaratıldıklarını ifade eden âyetle (Zâriyât 51/56) halifeler olarak yaratıldıklarını ifade eden âyetler aynı gerçeği anlatmaktadır: İnsanoğlu Allah’a kul olsun diye yaratılmış, yeryüzündeki çeşitli nimetler de bu maksadı gerçekleştirsin diye ona tahsis edilmiştir. İnsanoğlu kendisine verilen imkân ve nimetlerin Allah’ın mülkü olduğunu, bir amaca ve şarta bağlı olarak kendisine emanet edildiğini, bunlar üzerinde sahibinin irade ve rızâsına uygun bir şekilde tasarruf etmekle (hilâfet) yükümlü bulunduğunu bilecek ve bu şuur içinde davranacaktır."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Eğer bizim gözümüzden kaçan ve sizin bulduğunuz benzer hatalar/eksiklikler/ciddiyetsizlikler sözkonusu ise bizimle bu yorum formu aracılığı ile paylaşabilirsiniz.

Bununla birlikte her türlü makul eleştirilerinize de açığız.